KAN YEMİNİ VE MACARLARIN ERKEN DÖNEM SİYASAL ÖRGÜTLENMESİNDEKİ ÖNEMİ

Author :  

Year-Number: 2026-SAYI 15 CİLT 8- Dr. János Hóvári Özel Sayısı
Language : Türkçe
Subject : Avrupa tarihi
Number of pages: 324-344
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Macar boyları Urallardaki ana yurtlarından ayrılarak sırasıyla Magna Hungaria, Levédia ve Etelköz’de ikamet ettikten sonra nihai yurtlarına, bugünkü Karpatlar Havzası’na gelirler. Yaklaşık beş yüz yıl süren bu yolculukta Macar boyları güçlü şekilde Türk halklarının etkisi altında kalırlar. Macarlar Etelköz’deki ikametleri sırasında yaşanan gelişmeler sebebiyle kendilerine bir lider seçmek zorunda kalınca yedi Macar reisinin ettiği yemin sonrası kendilerini bugünkü yurtlarına taşıyacak olan liderlerini seçerler.

O zamana kadar siyasi bir birlik içinde bulunmayan ve ayrı boylar halinde yaşayan Macarlar bu yemin ile güçlü bir boy federasyonu haline gelmek suretiyle siyasi bir yapıya kavuştukları gibi ilerleyen zamanda Karpatlar Havzası’nda kurulacak olan Macar Krallığı’nın da sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlarlar. Macarların Karpatlar Havzası’na geldikten sonra iç ve dış tehditler karşısında dağılmamalarını ve bu tehditlere karşı birlik halinde mücadele etmelerini sağlayan, en eski Macar kroniği Gesta Hungarorum’da da yer alan bu kan yemininin incelenmesi ve değerlendirilmesi Macar devletinin kuruluş sürecine ışık tutacağı gibi Türk halklarında ve hatta Avrupa’da da örneklerine rastlanılan kanla yapılmak suretiyle gerçekleştirilen bu tür yeminlerin içeriklerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

 

Kan yeminine giden süreci tam anlamıyla kavrayabilmek için Etelköz’e kadar yaşanan gelişmelerin de bilinmesi gerektiğinden çalışmada öncelikle Macarların en eski dönemlerinden başlayarak yaşanan süreçler gözden geçirilmiş, ardından kan yemini hadisesi detaylı şekilde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Çalışma, kan yemininin diğer halklardaki örnekleri de incelendikten sonra elde edilen tüm bilgilerin değerlendirildiği sonuç bölümü ile tamamlanmıştır.

Çalışmada konu ile ilgili başta Macarca olmak üzere Türkçe ve İngilizce yazılmış kaynaklardan ve yeri geldikçe dijital ortamdaki kaynaklardan da yararlanılmış, bu suretle kan yemininin Macar tarihindeki yerine ve önemine odaklanan bu çalışmada konu mümkün olduğu kadar geniş bir çerçeveden ele alınarak değerlendirilmiştir.

Keywords

Abstract

The Hungarian tribes departed from their original homeland in the Ural region and after residing successively in Magna Hungaria, Levedia and Etelköz, eventually arrived at their final homeland, the Carpathian Basin of today. Throughout this journey, which lasted approximately five hundred years, the Hungarians were strongly influenced by Turkic peoples. When the Hungarians were compelled to choose a leader as a result of the developments that occurred during their residence in Etelköz, they selected their leader – who would later lead them to their present homeland – following the oath sworn by the seven Hungarian chieftains.

Until that time, the Hungarians had not existed within a unified political structure and lived as separate tribes. Through this oath, however they formed a powerful tribal federation and acquired a political organization, thereby laying the solid foundations for the Hungarian Kingdom that would later be established in the Carpathian Basin. This blood oath – also recorded in the earliest Hungarian chronicle Gesta Hungarorum – enabled the Hungarians to remain united after their arrival in the Carpathian Basin and to confront both internal and external threats collectively. An examination and evaluation of this blood oath not only sheds light on the process of state formation in Hungarian history but also contributes to a better understanding of similar blood-based oath rituals found among Turkic peoples and more broadly in Europe.

To fully comprehend the process leading to the blood oath, it is necessary to be familiar with the developments that took place up to Etelköz. Therefore, this study first reviews the historical processes beginning with the earliest periods of the Hungarians, after which the event of the blood oath is examined and evaluated in detail. The study is concluded with a final section in which all the information obtained is assessed, following an examination of examples of the blood oath among other peoples.

In this study, sources written primarily in Hungarian, as well as in Turkish and English, have been utilized and where appropriate, digital resources have also been consulted. In this way, the study focuses on the place and significance of the blood oath in Hungarian history, addressing the subject from as broad a perspective as possible and providing a comprehensive evaluation.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics